Gözden kaçırmayın
Seylan'ın Baharat Hazinesi: Tarçının Bin Yıllık Yolculuğu Mutfağımıza Nasıl Ulaştı?Kars'ın Peynir Hafızası: Boğatepe Köyü'nde Gravyer ve Kaşarın Yüzyıllık Yolculuğu
Kars mutfağı denince akla ilk gelen peynirlerin hikayesi, 1800'lerin sonunda İsviçre Alpleri'nden Kars yaylalarına uzanan beklenmedik bir göçle başlıyor. Boğatepe köyü, bu kültürel buluşmanın ve yüzyılı aşkın bir peynir geleneğinin yaşayan tanığı olarak, sadece lezzet değil, aynı zamanda derin bir tarih ve kimlik sunuyor.
Alpler'den Kars Yaylalarına: Bir Göç Hikayesi ve Peynirin Doğuşu
1878'de Kars'ın Rus idaresine geçmesinin ardından bölgeye yerleşen İsviçreli, Alman ve Rus göçmenler, Boğatepe köyünün temelini attı. Bu göç, bölgenin kaderini değiştirecek bir mirası beraberinde getirdi. İsviçreli peynir üreticisi David Moser, bu verimli yaylalarda gravyer peyniri üretimini başlatarak, Kars'ın süt ürünleri haritasına yepyeni bir lezzet ekledi.
Geleneksel bilgi ve modern tekniklerin burada buluşması, köklü bir üretim kültürünün filizlenmesine neden oldu. Zaman içinde bu bilgi, yerel üreticiler tarafından benimsendi ve kuşaktan kuşağa aktarıldı. İlhan Koçulu gibi isimler, bu geleneği yaşatarak Boğatepe'yi bir peynir cennetine dönüştürdü.
Bir Lezzetin Miraslaştırılma Serüveni: Tesciller ve Koruma
Kars peynirlerinin ulusal ve uluslararası arenada tanınırlık kazanması, bilinçli bir "miraslaştırma" sürecinin sonucudur. Boğatepe gravyeri, Slow Food Presidium ürünü olarak tescillenerek dünya çapında bir kalite ve geleneksellik işareti aldı. Bu tescil, üretim metodunun ve otantik lezzetin korunmasını garanti altına alıyor.
Benzer şekilde, Kars kaşarı da Coğrafi İşaret tesciliyle koruma altına alındı. Bu tesciller, sadece bir ürün adı değil, bölgenin ekolojisini, hayvancılık kültürünü ve sosyo
- ekonomik yapısını koruyan bir kalkan işlevi görüyor. Küçük üreticiler ve çiftçiler için agro-pastoral yaşam tarzını sürdürmenin en önemli dayanaklarından biri haline geldi.
Peynir, Aidiyet ve Kültürel Kimliğin İnşası
Boğatepe'nin hikayesi, göç ve gıda arasındaki güçlü bağı gözler önüne seriyor. Yemek pratikleri, özellikle göçmen topluluklar için kimliklerini muhafaza etmenin ve yeni bir aidiyet duygusu inşa etmenin temel araçlarından biridir. İsviçre kökenli gravyer, Kars topraklarında kök salarak burada yeni bir kültürel kimliğin parçası oldu.
Bugün Boğatepe'de üretilen her tekerlek peynir, bu ortak hafızanın ve kültürel diyaloğun somut bir ifadesi. Boğatepe Köy Peynir Müzesi ise bu zengin mirasın hikayesini, belgeleri ve ekipmanlarıyla gelecek kuşaklara aktaran bir hazine görevi görüyor. Bu müze, bir lezzetin ötesinde, bir topluluğun hayatta kalma ve kimliğini sürdürme mücadelesinin de kaydını tutuyor.




Yorumlar
Yorum Yap