Gözden kaçırmayın
Popüler Kültürün İzinde: Ünlü Rotaları Araştırması Beklenmedik Bir Sonuçla KarşılaştıPalmyra'nın Kayıp Yüzleri: Çölün Ortasındaki Antik Mezar Kültürünün Sırları
Palmyra'nın gizemli mezarları, Suriye çölünün ortasındaki bu antik kentin MÖ 1. yüzyıldan MS 3. yüzyıla uzanan zengin ve karmaşık toplum yapısını yansıtan benzersiz anıtlardır. Bu mezarlar, aile klanlarına ait olup ölenlerin portrelerini taşıyan stellerle mühürlenmiş nişler içerir. Ne yazık ki, bu mezarların en görkemli örneklerinden bazıları, 2015 ve 2017'de IŞİD tarafından tahrip edilerek insanlığın ortak mirasından geri döndürülemez bir kayıp yaşanmıştır.
Mezar Tipleri ve Özellikleri
Palmyra mezarları, kentin kamusal yapılarının aksine bireylerin ve ailelerin kişisel servetlerini, statülerini ve sosyal hiyerarşiyi gösteren özel yapılardı. Kronolojik olarak üç ana mezar tipi karşımıza çıkmaktadır.
Kule Mezarlar: Mezarlar Vadisi'nin Görkemli Devleri
Kule mezarlar Palmyra'nın en ayırt edici mezar mimarisidir. MÖ 9 ile MS 128 yılları arasında inşa edilen bu çok katlı kare planlı kuleler, yaklaşık 24 metre yüksekliğe ulaşabiliyordu. "Mezarlar Vadisi"ni süsleyen bu yapılar, hem dış cepheleri hem de iç mekanlarındaki flütlü Korint sütunlar, renkli tavanlar ve ziyafet sahnelerini betimleyen kabartmalarla dikkat çekiyordu. 2015'te IŞİD, Elahbel ve Iamlichus gibi en iyi korunmuş kule mezarları yıkarak bu eşsiz mirası yok etti.
Yeraltı Mezarları: Hypogea'nın Gizemli Dünyası
MS 1. ila 3. yüzyıllar arasında hipogeler en yaygın gömü tipi haline geldi. Kayaya oyulmuş bu yeraltı mezarları, genellikle merdiven veya rampalarla ulaşılan daha büyük iç mekanlara sahipti. Renkli duvar resimleri ve zarif oyma mimari süslemelerle zengin bir şekilde dekore edilmişlerdi. 2. yüzyılın sonundan itibaren, bu mezarlar devasa lahitler barındırmaya başladı.
Tapınak Mezarlar: Sonsuzluk Evleri
Tapınak mezarlar mezar mimarisinin son ana evresini temsil eder. MS 143
- 253 yılları arasında inşa edilen bu yapılar, form olarak bir Greko-Romen sarayı veya tapınağı andırıyordu. Roma İmparatoru Hadrianus'un MS 129'daki Palmyra ziyaretinden sonra ortaya çıkmışlardı. Kent surlarının içinde bulunan "86 No'lu Mezar Tapınağı", çok zengin ve önemli bir aileye ait olduğu düşünülen bu türün dikkat çekici bir örneğiydi.
- Roma ve İran izlerini harmanlayan hibrit yapısı, büstlerdeki giyim tarzlarında açıkça görülmekteydi.
- François Cassas gibi 18. yüzyıl gezginlerinin çizimleri ve fotoğrafları, bu kayıp mirasın görünümünü hayal etmemize olanak tanıyan paha biçilmez belgeler haline gelmiştir. Bu tahribat, antik dünyanın en ilginç mezar kültürlerinden birinin fiziksel kanıtlarının büyük ölçüde yok olmasına neden olmuştur.
Mezar Stelleri ve Sosyal Statünün Yansıması
Mezar portreleri Palmyra'nın mezar kültürünün en çarpıcı unsurlarındandır. Bu gerçekçi büstler, ölen kişiyi betimleyerek onun sosyal statüsünü, zenginliğini ve aile bağlarını vurguluyordu. Palmyra'nın mezarları, bu portreler için bir nevi aile albümü işlevi görüyordu. Kentin kültürünün Yunan
Tahribat ve Gelecek Nesillere Aktarım
Palmyra'nın arkeolojik mirası 2015'teki IŞİD işgali sırasında büyük zarar gördü. Sadece kule mezarlar değil, kentin kültürel kalbi olan Bel Tapınağı gibi anıtsal yapılar da hedef alındı. Louis







Yorumlar
Yorum Yap