Gözden kaçırmayın
Antalya'da Ailece Unutulmaz Bir Tatil: Eğlence ve Huzur Bir AradaAçık Radyo’da yayınlanan Dünya Mirası Adalar programında, araştırmacı tarihçi Harriet Basoğlu, Derya Tolgay ve Nevin Sungur ile bir araya gelerek Büyükada başta olmak üzere Prens Adaları'ndaki tarihi yapıların kaybını ve bu kaybın toplumsal hafıza üzerindeki etkilerini ele aldı.
Mekânlar ve Kolektif Bellek
Programda vurgulanan temel görüşlerden biri, fiziksel mekânların bireysel, semt ve kent hafızasının oluşumundaki kritik rolü oldu. Bu mekânlar yok olduğunda, onlarla bağlantılı kolektif belleğin de silindiği ifade edildi. Adalar'ın, 19. ve 20. yüzyıl sivil mimarisinin bütüncül olarak izlenebildiği nadir alanlardan biri olduğunun altı çizildi.
Kaybolan Simge Yapılar
Tartışmada, art arda yok olan veya özgünlüğünü yitiren simge yapılar örnek gösterildi. Ralli Köşkü, Savoy Oteli, Plaj Oteli, Seferoğlu Oteli ve İlliasko Köşkü gibi yapıların kaybının, Adalar'ın mimari dokusunda onarılması zor boşluklar yarattığı kaydedildi. Bu kayıpların arkasında, şaibeli yangınlar ve rant odaklı imar politikalarının büyük bir yıkıma yol açtığı belirtildi.
Ruhunu Kaybeden Yerler ve Çözüm Arayışları
Yıkılan tarihi yapıların yerine inşa edilen betonarme yapıların, mekânı "yer" olmaktan çıkardığı ve ruhsuzlaştırdığı dile getirildi. Önemli bir tartışma konusu da Büyükada Rum Yetimhanesi'nin geleceği oldu. Otel projesinin Ada'nın ruhuna aykırı olduğu vurgulanırken, yapının bir kültür merkezine dönüştürülmesi önerisi gündeme getirildi.
Splendid Oteli ve Toplumsal Sorumluluk
Adalar'ın kültürel peyzajı ve hafızası açısından Splendid Oteli'nin en önemli simge yapılardan biri olduğu ifade edildi. Bu tür mimari mirasın yaşatılması için yalnızca mülk sahiplerinin değil, toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması ve koruma çalışmalarına destek olması gerektiği vurgulandı.
Tescil Sorunu ve Gündelik Hayatın Hafızası
Özellikle modern mimari eserlerin tescillenmemesi nedeniyle kolayca yok olabildiğine dikkat çekildi. Mottola Evi örneğinde olduğu gibi, tescilli olmayan değerli yapıların korunmasının zorluğuna işaret edildi. Ayrıca, esnaf dükkanları, kahveler ve çarşı kültürü gibi gündelik hayatın hafıza duraklarının da hızla kaybolduğu, geriye sayılı mekân kaldığı aktarıldı.
Programda, Adalar'ın herkes için ortak bir değer olduğu ve kalan kültürel mirasın gelecek kuşaklar için korunmasının ortak bir sorumluluk gerektirdiği son çağrısı yapıldı. İlgili yayının tamamına Açık Radyo'nun "Dünya Mirası Adalar" arşivinden ulaşılabileceği belirtildi.







Yorumlar
Yorum Yap