Gözden kaçırmayın
Antalya'da Ailece Unutulmaz Bir Tatil: Eğlence ve Huzur Bir AradaBir zamanlar İstanbul'un sokaklarını süsleyen mermer sebiller, sadece susuzlara su dağıtan yapılar değil, aynı zamanda kentin sosyal dokusuna hayat veren seslerin de kaynağıydı. Günümüzde ise bu sesler, modern kentin gürültüsü içinde kaybolmuş durumda. "Müzik ve Mermer: Beş Durakta İstanbul'un Kayıp Sebil Sesleri" başlıklı bir araştırma, bu unutulan akustik mirasın peşine düşüyor.
Sebillerin Fiziksel Dönüşümü ve Seslerin Kayboluşu
Osmanlı kent kültüründe "Allah yolunda" parasız su dağıtılan, çoğunlukla mermerden inşa edilmiş hayrat yapılar olan sebiller, 1940'lardan itibaren büyük bir dönüşüm geçirdi. 2863 sayılı kanunla koruma altında olmalarına rağmen, birçoğu bakımsız kaldı, tahrip oldu veya büfe, kitapçı, fotokopi merkezi gibi ticari işletmelere dönüştürüldü. Bu işlev kaybı, sebilleri sadece fiziksel olarak değil, sosyo
- kültürel olarak da etkiledi. Sebil çeşmelerinden akan suyun sesi, sebilcilerin su dağıtırken okudukları dualar ve maniler, susayan yolcular, mahalle sakinleri ve çocuklar arasındaki sosyal etkileşimlerin sesleri, zamanla yerini sessizliğe veya ticari faaliyetlerin gürültüsüne bıraktı.
İstanbul'un Ses Mirasına Yönelik Çabalar ve Eksiklik
İstanbul'un ses mirasını korumaya yönelik önemli adımlar atıldı. Koç Üniversitesi'nin 2015'te başlattığı "İstanbul'un Sesleri" projesi, kentin sembolik seslerini kayıt altına alarak somut olmayan kültürel mirasın bir parçası olarak ele aldı. Benzer şekilde, "Köklere Seyir: İstanbul'un Sesleri" projesi kentin çok kültürlü müzikal geçmişine odaklandı. Ancak, mevcut çalışmaların hiçbiri, özellikle "sebil sesleri"ne doğrudan odaklanmıyor. Genel kentsel sesler veya enstrümantal müzik gelenekleri araştırılırken, sebillerin etrafında şekillenen özgün akustik peyzaj, araştırma dünyasında henüz tam anlamıyla keşfedilmemiş bir alan olarak kaldı.
Beş Durakta Kayıp Seslerin İzinde
Araştırma, İstanbul'da sebil seslerinin izini sürmek için beş farklı tarihi lokasyona işaret ediyor. Çemberlitaş'taki Koca Sinan Paşa Sebili, Şehzadebaşı'ndaki Damat İbrahim Paşa Sebili ve Laleli'deki III. Mustafa Sebili gibi duraklar, "mermer" unsurunun somut karşılığını oluşturuyor. Bu noktalarda, bir zamanlar yankılanan seslerin yeniden anlamlandırılması hedefleniyor.
Geleceğe Yönelik Araştırma Önerileri
Bu kayıp sesleri aydınlatmak için sözlü tarih çalışmaları, tarihsel belge taramaları ve akustik mimari analizler öneriliyor. Eski İstanbullularla yapılacak röportajlar, seyahatnameler ve hatıratların incelenmesi, seslere dair betimlemeleri ortaya çıkarabilir. Ayrıca, ses tasarımcıları ve müzisyenlerle iş birliği içinde, tarihi verilere dayalı sanatsal yeniden canlandırmalar yapılması, İstanbul'un somut olmayan kültürel mirasının bu önemli parçasını gelecek nesillere taşıyabilir.







Yorumlar
Yorum Yap