Gözden kaçırmayın
Antalya'da Ailece Unutulmaz Bir Tatil: Eğlence ve Huzur Bir Aradaİstanbul'un tarihi sokakları, yalnızca görkemli yapıların değil, aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş müzik kültürünün de sessiz tanıkları. Plak ve müzik tutkunları, şehrin kalbinde atan bu ritmin izini sürmeye devam ediyor.
Plak Kültüründeki Canlanma
Son yıllarda İstanbul'da plak koleksiyonerliği ve dinleme kültüründe belirgin bir canlanma gözlemleniyor. Bu yeniden yükseliş, sadece nostaljiden değil, "müziğin en gerçek hali" olarak görülmesinden ve dijitalleşmeye karşı bir tepkiden de kaynaklanıyor. Kadıköy Belediyesi'nin düzenlediği Kadıköy Plak Günleri gibi etkinlikler, bu kültürü topluluk temelinde destekliyor.
Beyoğlu'nun Tarihi Pasajları: Kültürel Hafızanın İzleri
Beyoğlu'ndaki tarihi pasajlar, İstanbul'un müzik hafızasında kritik bir öneme sahip. 19. yüzyılda inşa edilen Atlas, Çiçek, Halep, Aznavur ve Avrupa Pasajları, bir zamanlar sayısız müzik dükkanına ve plakçıya ev sahipliği yapıyordu. Fiziki olarak ayakta kalsalar da, içlerindeki birçok geleneksel esnaf ve müzik dükkanı zamanla kapandı veya dönüştü. Bu pasajlar, "kayıp plakçılar"ın izlerinin en belirgin şekilde sürülebileceği mekanlar olarak öne çıkıyor.
Yaşayan Kültürün Modern Durakları: Kadıköy
Kadıköy, özellikle Caferağa ve Moda civarı, İstanbul'un en canlı plakçılık sahnesine ev sahipliği yapıyor. Buradaki dükkanlar sadece satış noktası değil, aynı zamanda birer buluşma ve kültür merkezi işlevi görüyor. Rainbow 45 gibi mekanlar, kurucusu Salih Karagöz'ün tutkusuyla şekillenmiş; sadece satış yapmakla kalmayıp, Yavuz Çetin ve Bülent Ortaçgil gibi sanatçıların plaklarını basarak bir nevi yapımcılık da yapıyor. Vintage Records, Zihni Müzik ve Plak Burada gibi diğer dükkanlar da bu canlı kültürün parçası.
Taş Plak Koleksiyonerleri: Kayıp Seslerin Koruyucuları
"Kayıp" olan sadece mekanlar değil, aynı zamanda bir dönemin sesleri. Taş plak koleksiyonerleri, bu kayıp ses dünyasının yaşayan koruyucuları olarak öne çıkıyor. Yunus Savaş ve Hakan Balcı gibi isimler, binlerce nadir taş plağı toplayarak kültürel bir mirası koruyor. "Ahde Vefa" projeleriyle, yaşlı sanatçılarla bu plakları dinleyip anılarını kayıt altına alarak, "kayıp" olanı belgeliyorlar. Raif Kara'nın 6 bin taş plak ve 135 gramofondan oluşan koleksiyonu da maziyi günümüze taşıyan bir diğer önemli arşiv.
Sembol Dükkanların Kapanışı ve Geçici Duraklar
Bazı mekanlar ise fiziken ve fiilen "kayıp" durumda. Beyoğlu Tünel'deki, İstanbul'un en eski ve sembol plak dükkanlarından biri olan Lale Plak, 2019'un sonunda faaliyetlerine son verdi. Plak kültürünün canlılığı, sabit dükkanların dışında, fuar ve pazarlarda da kendini gösteriyor. Kadıköy Plak Günleri gibi yıllık festivaller ve Feriköy Antika Pazarı'ndaki tezgahlar, plakseverler için vazgeçilmez geçici "durak"lar olarak işlev görüyor.







Yorumlar
Yorum Yap