Edirne, bir dönem Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmış bu kadim şehir, unutulmaya yüz tutmuş mutfak mirasını yeniden canlandırmak için kapsamlı bir seferberlik başlattı. Valilik, belediye, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yürütülen projeler, tarihi lezzetleri gün yüzüne çıkararak gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.
Edirne Gastronomi Akademisi: Mirasın Eğitim Üssü
Edirne Valiliği ve Trakya Gastronomi Aşıları Derneği iş birliğiyle Karaağaç'ta kurulan Edirne Gastronomi Akademisi, bu çabaların merkezinde yer alıyor. Akademinin temel amacı, unutulmaya yüz tutmuş yemekleri tarihi kaynak ve arşiv taramalarıyla gün yüzüne çıkarmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak. Burada, geleneksel tarifler bulunuyor ve modern pişirme teknikleriyle yeniden yorumlanarak günümüz mutfağına uyarlanıyor. Profesyonel şef adaylarına ve amatörlere verilen eğitimlerle bu kültürel mirasın yaşatılması sağlanıyor.
"Topraktan Sofraya Edirne" ile Kayıt Altına Alma
Edirne Valisi Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer'in himayesinde yürütülen "Topraktan Sofraya Edirne" yemek kitabı projesi, mirasın kayıt altına alınmasında kritik bir rol oynuyor. Proje kapsamında 87 ila 101 arasında geleneksel Edirne yemeği, içeceği ve tatlısının tarifi çıkarılarak kitap haline getirildi. Çalışmada 60'a yakın şef ve köylerdeki üretici kadınlar görev aldı. Kitapta yer alan yemekler, 25
- 27 Ekim 2025 tarihlerinde Karaağaç Tren Garı'nda düzenlenen "Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali" ile tanıtıldı.
Saray Bahçelerinden Günümüze Lezzet İzleri
Edirne'deki mutfak mirasını anlamak için şehrin tarihi bahçe kültürüne bakmak gerekiyor. Edirne Sarayı'nın, Tunca Nehri kıyısındaki bahçeleri, mutfağa taze malzeme sağlamanın yanı sıra estetik bir işleve de sahipti. Dr. Halide Candan Zülfikar'ın aktardığı bilgilere göre, Osmanlı saray bahçeleri serinlik ve gölge sağlamak amacıyla su öğeleri ve yüksek boylu ağaçlarla düzenlenmişti. Sarayda, Gülhane denilen setli gül bahçeleri ve Tavuk Ormanı gibi dinlenme ve avlanma alanları bulunuyordu. Bu bahçelerde üretilen gül suyu, gül yağı ve çeşitli bitkiler saray mutfağına katkı sağlıyordu.
Edirne Mutfağının Öne Çıkan Lezzetleri
Edirne mutfağı, Osmanlı saray mutfağı ile Balkan ve Rumeli mutfak kültürünün bir sentezi olarak zengin bir çeşitlilik sunuyor. Simge yemekler arasında Edirne Tava Ciğeri, Ciğer Sarma ve Edirne Köftesi yer alıyor. Osmanlı sarayından gelen Mutancana (kuru meyveli et yemeği), Elbasan Tava, Kabak Kalyesi ve Zerde gibi lezzetler de bu mirasın bir parçası. Tatlılarda ise Badem Ezmesi, Gaziler Helvası ve Saray Helvası öne çıkıyor. Edirne Belediyesi ve Olgunlaşma Enstitüsü gibi kurumlar da arşiv taramaları yaparak Fatih Sultan Mehmet'in sevdiği "Tuffahiye tatlısı" gibi unutulmuş Osmanlı saray lezzetlerini günümüz restoranlarının menülerine kazandırıyor.






Yorumlar
Yorum Yap