Gözden kaçırmayın

Minik Öğrencilerden Yaratıcı Okuma Projesi: Kitaplarını Resimlere DönüştürdülerMinik Öğrencilerden Yaratıcı Okuma Projesi: Kitaplarını Resimlere Dönüştürdüler

Eskişehir'in hayat damarı Porsuk Çayı, kentin fiziki ve kültürel coğrafyasını tanımlayan en önemli unsur olarak öne çıkıyor. Çay, kenti adeta iki farklı kimliğe bölüyor: Geleneksel tarihi kimliğin temsilcisi Odunpazarı yakası ile modern, Avrupai kimliğin simgesi Tepebaşı yakası.


Lületaşı: Geleneğin El Sanatındaki İzleri
Porsuk'un güney yakasında yer alan Odunpazarı bölgesi, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alan renkli cumbalı evleri ve dar sokaklarıyla kentin tarihi kalbini oluşturuyor. Bu bölge, aynı zamanda dünyada sadece Eskişehir'in kuzeyindeki köylerde çıkarılan lületaşı işlemeciliğinin merkezi konumunda. Atlıhan El Sanatları Çarşısı ve çevresindeki dükkanlarda yoğunlaşan atölyelerde, beş bin yıllık geçmişe sahip bu maden, usta

  • çırak ilişkisiyle nesilden nesile aktarılıyor. Yedi kuşaktır bu işi yapan bir ailenin son temsilcisi olan İsmet İlker Güler, geleneğin sürdürülmesindeki zorluklara dikkat çekiyor. Zanaatın en büyük tehdidi ise gençlerin ilgisinin azalması ve usta-çırak zincirinin kurulamama riski olarak görülüyor.


Çibörek: Göç ve Lezzetin Sembolü
Porsuk Çayı'nın kuzey yakasında ve kent genelinde ise, Kırım Tatar göçmenlerinin 19. yüzyılda kente kazandırdığı çibörek, Eskişehir'in sosyal ve gastronomik kimliğini tamamlıyor. Özellikle 1856 Kırım Savaşı ve 93 Harbi sonrasında Eskişehir'e gelen Tatar göçmenlerinin getirdiği bu lezzet, kentin mutfak kültürünün merkezine yerleşmiş durumda. Hızlı, doyurucu ve uygun fiyatlı olması nedeniyle özellikle öğrenciler ve kent halkı arasında son derece popüler olan çibörek, Eskişehir Ticaret Odası tarafından coğrafi işaret tesciline de layık görüldü.


İki Yakada Bir Bütün
Porsuk Çayı'nın iki yakası, Eskişehir'in çok katmanlı kimliğini simgeliyor. Bir yakada lületaşı atölyeleri, kentin derin tarihine ve geleneğin gücüne işaret ederken, diğer yakada yaygın olan çibörek kültürü ise göç ve kültürel etkileşimle şekillenen dinamik Eskişehir'in lezzetli bir ifadesi olarak öne çıkıyor. Bu iki unsur, Porsuk Çayı'nın sularında birleşerek, Eskişehir'in hem geçmişe bağlı hem de geleceğe açık benzersiz karakterini oluşturuyor.