Casa Botter'de Duygusal Bir Sanat Buluşması
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür etkinlikleri kapsamında düzenlenen Casa Botter Buluşmaları, sanatseverleri unutulmuş bir ressamın izinde duygusal bir yolculuğa çıkardı. "Mektuplarla İvi Stangali'yi Hatırlamak" başlıklı söyleşide, Prof. Dr. Seza Sinanlar Uslu, katılımcılarla bir araya gelerek sanat tarihinin kıymetli bir figürünü yeniden gündeme taşıdı.
İvi Stangali Kimdir?
Akademi'de ünlü ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun atölyesinde yetişen ve Türk resim sanatının önemli topluluklarından On'lar Grubu'nun kurucu üyeleri arasında yer alan İvi Stangali, 20. yüzyılın ilk yarısında İstanbul'da iz bırakan bir sanatçıydı. 1932-1937 yılları arasında annesi Marika Stangali ile birlikte, bugün İBB tarafından kültür merkezi olarak işletilen tarihi Casa Botter binasında yaşadı. Hayatının sonraki dönemlerinde Atina'ya yerleşen Stangali, ne yazık ki Türkiye'deki sanat hafızasında hak ettiği yeri uzun süre bulamadı.
Bir Mektup, Bin Hatıra
Söyleşinin en çarpıcı anlarından biri, İvi Stangali'nin üstadı Bedri Rahmi Eyüboğlu'na yazdığı bir mektubun paylaşılması oldu. Prof. Dr. Seza Sinanlar Uslu, bu kişisel belge aracılığıyla katılımcıları, sanatçının iç dünyasına ve dönemin sanat ortamına yakından bakmaya davet etti. Mektup, sadece bir öğrenci-öğretmen ilişkisini değil, aynı zamanda iki kültür başkenti, İstanbul ve Atina arasında gidip gelen bir sanatçının duygularını da gözler önüne serdi.
On'lar Grubu ve Türk Resmindeki Yeri
İvi Stangali'nin de içinde bulunduğu On'lar Grubu, 1940'lı yıllarda Türk resminde yeni arayışların temsilcisi oldu. Grup, geleneksel anlatımların dışına çıkarak daha modern ve bireysel ifade biçimlerini savundu. Stangali'nin bu gruptaki varlığı, onun sadece iyi bir ressam değil, aynı zamanda döneminin yenilikçi sanat hareketinin de aktif bir parçası olduğunu gösteriyor. Söyleşide, bu grubun Türk sanat tarihindeki rolüne ve Stangali'nin buradaki konumuna da değinildi.
Mekanın Hafızası: Casa Botter
Etkinliğin Casa Botter'de düzenlenmesi ise ayrı bir anlam taşıyordu. Stangali'nin çocukluk yıllarını geçirdiği bu tarihi bina, yıllar sonra onu anmak için sanatseverleri bir araya getirdi. Mekanın kendisi, İstanbul'un kültürel mirasının canlı bir parçası olarak, geçmiş ile bugün arasında somut bir köprü işlevi gördü. Bu buluşma, bir sanatçıyı anmanın ötesinde, bir kentin kolektif hafızasını canlandırmak adına da değerli bir adım oldu.
Söyleşi, İvi Stangali'yi ve dönemini yeniden düşünmek, sanat tarihinin az bilinen sayfalarına ışık tutmak isteyen katılımcılardan yoğun ilgi gördü. İBB Kültür, bu tür etkinliklerle İstanbul'un zengin ancak zaman zaman gölgede kalmış kültürel mirasını gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor.






Yorumlar
Yorum Yap