Gözden kaçırmayın

Popüler Kültürün İzinde: Ünlü Rotaları Araştırması Beklenmedik Bir Sonuçla KarşılaştıPopüler Kültürün İzinde: Ünlü Rotaları Araştırması Beklenmedik Bir Sonuçla Karşılaştı

Petra Antik Kenti: Çölün Kalbinde Saklı Bir Hazine


Ürdün'ün çorak topraklarında, Wadi Musa vadisinin derinliklerinde, dünyanın en gizemli ve etkileyici antik kentlerinden biri yükseliyor: Petra. Kırmızı kumtaşı kayalara oyulmuş bu muhteşem şehir, binlerce yıllık tarihi, çarpıcı mimarisi ve arkasındaki sırlarla ziyaretçilerini büyülüyor. MÖ 400 ile MS 106 yılları arasında Nebatîler'in başkenti olan Petra, ticaret yollarının kesişim noktasında kurulmuş stratejik bir merkezdi.


El
  • Hazne: Define Efsanesi ve Mimarisi


Petra'nın en ikonik yapısı olan El

  • Hazne (Hazine), şehrin girişindeki dar ve derin kanyon Siq'in sonunda aniden ziyaretçileri karşılar. 40 metre yüksekliğindeki bu muazzam yapının bir firavunun hazinesini sakladığı efsanesi, isminin kaynağını oluşturur. Ancak arkeologlar, bu görkemli cephenin aslında bir kral mezarı veya tören alanı olarak inşa edildiğini düşünüyor. Yapının üst kısmında bulunan çömlek, Mısır tanrıçası İsis ve kanatlı aslan figürleri, Nebatîler'in kozmopolit kültürünün izlerini taşır.


  • Bunu Biliyor Muydunuz? Petra'nın Az Bilinen Gerçekleri


    Petra'yı daha yakından tanımak için, şehrin bilinmeyen yönlerine bir göz atalım:



    • Mühendislik Harikası Su Sistemi: Çölün ortasındaki bu kent, gelişmiş bir su toplama, depolama ve dağıtım sistemine sahipti. Barajlar, kanallar ve sarnıçlarla donatılan Petra'da, yağmur suyu verimli bir şekilde kullanılıyordu.

    • Güneş Saati Olarak Tasarlanan Ana Mezar: Ad
    • Deir Manastırı olarak bilinen yapının, yılın belli zamanlarında güneş ışığının belirli noktalara düşmesi için inşa edilmiş dev bir güneş saati olabileceği düşünülüyor.

    • Depremlerle Yok Oluş: Petra'nın terk edilmesinin ardındaki ana neden, MS 363 ve 551 yıllarında meydana gelen yıkıcı depremlerdi. Bu doğal afetler, şehrin karmaşık su sistemine ve yaşam alanlarına geri dönülmez zararlar verdi.


    Kayıp Şehrin Yeniden Keşfi


    Petra, Batı dünyası tarafından yüzyıllar boyunca unutulmuştu. İsviçreli kaşif Johann Ludwig Burckhardt, 1812 yılında, Arap kılığına girerek bölgeye ulaştı ve kayıp şehri yeniden dünyaya tanıttı. Burckhardt'ın keşfi, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı ve Petra, 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı.


    Günümüzde Petra, hem bir arkeolojik hazine hem de dünyanın yeni yedi harikasından biri olarak, her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi kendine çekmeye devam ediyor. Kaya mezarları, tapınakları, amfi tiyatrosu ve sokaklarıyla, geçmişin ihtişamını bugüne taşıyan bu eşsiz şehir, keşfedilmeyi bekleyen sayısız sır barındırıyor.