Gözden kaçırmayın

Minik Öğrencilerden Yaratıcı Okuma Projesi: Kitaplarını Resimlere DönüştürdülerMinik Öğrencilerden Yaratıcı Okuma Projesi: Kitaplarını Resimlere Dönüştürdüler

Rize'nin Hemşin ilçesi, çay bahçelerinin hakim olduğu yeşil peyzajı içinde, yöreye özgü mimari ve mutfak kültürünün izlerini taşıyor. Ancak bu zengin kültürel miras, modern tarım ve yaşam tarzı nedeniyle hızla kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya.


Geleneksel Mimarinin İncisi: Serenderler
Hemşin kültürünün iki temel unsuru olan mısır ve peynir, geleneksel ahşap mimarinin karakteristik yapıları olan "serender"lerde saklanıyor. Serenderler, farelerden korunmak için direkler üzerine inşa edilen mısır ve erzak ambarları olarak işlev görüyor. 4x5 metre gibi ölçülerde, ahşap geçme tekniğiyle inşa edilen bu yapılar, Doğu Karadeniz ahşap karkas yapı geleneğinin bir parçası. Anahtarın genellikle evin en yaşlı kadınında olması, toplumsal cinsiyet rollerine de işaret ediyor.


Hemşin Mutfağının Temel Taşları: Mısır ve Peynir
Hemşin mutfağı, mısır ve peynirin simbiyotik bir ilişki içinde olduğu zengin bir kültür. Mısır, Hemşin kültüründe temel besin kaynağı olarak serenderlerde saklanıyor ve ihtiyaç duyuldukça taş el değirmeninde öğütülerek yarma veya un haline getiriliyor. Mısır unu, muhlama, kuymak, homer, mısır ekmeği, papa (haşıl) ve kete gibi onlarca geleneksel yemeğin ana malzemesi. Hemşin Yayla Peyniri ise Rize'nin yüksek yaylalarında, Kaçkar'ın eteklerinde, çeşitli yayla çiçeklerinde otlayan hayvanlardan elde edilen sütle %100 doğal ve elle yapılan bir ürün. Hafif tuzlu ve doğal olan bu peynir, muhlama ve homer gibi yemeklerde mısır unuyla birleşerek Hemşin mutfak kimliğini oluşturuyor.


Değişim ve Tehdit Altındaki Miras
Rize, 20. yüzyılın başlarından itibaren Türkiye'nin çay üretim merkezi haline gelmesiyle bölgenin ekonomisi ve peyzajı tamamen değişti. Çay tarımının yaygınlaşması, geleneksel tarım desenini değiştirdi, köyden kente göçü hızlandırdı ve geleneksel yaşam pratiklerini zayflattı. Artık kimse erzak ambarı olarak serender yaptırmıyor, var olanlar ise sökülüp şehirlere taşınarak köylerin otantik değeri azaltılıyor. Bu nedenle miras, dominant çay kültürü içinde marjinalleşmiş, "saklı" bir unsur haline geldi.


Kültürel Mirasın Korunması İçin Çabalar
Kaybolmakta olan bu mirasın korunmasına yönelik çeşitli çabalar da bulunuyor. Serenderlerin orijinal işlevi kaybolsa da, günümüz işlevine uyarlanarak yaşatılabileceği savunuluyor. Örneğin, konut, mekan veya işyeri olarak kullanılmaları için projeler geliştiriliyor. Meleni Köy Evi gibi örneklerde serenderler konaklama deneyimi sunarak turizme kazandırılıyor. Serander kültürünün, "doğa ve kültür turizmine" büyük olanaklar sağlayacağı düşünülüyor. Geleneksel yemeklerin turistlere sunulması da bu kapsamda değerlendiriliyor.